Silahlı saldırı hakkında basın açıklaması

Bu içeriği paylaş

Bir iş yerine yönelik dün gerçekleştirilen silahlı saldırı olayının ardından kamuoyunun gündemine gelen ve polis ekiplerince yakalanarak yargıya sevk edilen 16 yaşındaki çocuk hakkında yapılan yayınlara ilişkin, Medya Etik Kurulu olarak bazı noktaları kamuoyuyla paylaşma gereği duyuyoruz.

Öncelikle belirtmek isteriz ki, eli silahlı bir bireyin kamu güvenliğini tehdit ettiği bir ortamda, bu kişinin kimliğinin ve görsel bilgilerinin kamuoyunu bilgilendirme ve olası zararların önlenmesi amacıyla paylaşılması anlaşılabilir bir durumdur. Nitekim, aranan kişinin yakalanmasına kadar geçen sürede yapılan yayınlar toplumun güvenliği açısından önemli bir işlev görmüştür.

Ancak, çocuğun yakalanarak adli sürece dahil edilmesinden itibaren, artık öncelik çocuk haklarının korunmasına verilmelidir. Bu aşamadan sonra açık kimlik bilgileri ve görsellerin yayından kaldırılması hem hukuki hem de etik bir zorunluluktur. Çocuğun kamusal alanda teşhiri, anayasal güvenceler ve uluslararası çocuk hakları ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

“Suça sürüklenmiş çocuk” kavramı, çocukların bireysel kasttan çok; yoksulluk, şiddet, ihmal, dışlanma ve eğitimsizlik gibi nedenlerle suçla temas etmiş olmasını ifade eder. Yakalanan kişinin 16 yaşında olması, onun “çocuk” statüsünde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yaşta bir bireyin suça karışmış olması, onu otomatik olarak suçlu değil, toplumsal ve çevresel etkenlerle bu sürece sürüklenmiş bir birey olarak görmemizi gerektirir.

Bu vesileyle olayın haberleştirilmesinde özel bir hassasiyet sergileyen tüm medya kuruluşlarına ve medya profesyonellerine teşekkür ediyor; kamu yararını önceleyen yayıncılık anlayışının, birey haklarına saygı ile dengelendiği bir medya ortamının güçlenmesini temenni ediyoruz.

Ayrıca tüm yurttaşlara da medya çalışanlarına yönelik, çocuğun kimliğini açıklamaya zorlayan taleplerden ve baskılardan kaçınmaya davet ediyoruz. Basın mensuplarının görevi yalnızca haber vermek değil, aynı zamanda çocukların ve diğer savunmasız bireylerin haklarını korumaktır. Toplumsal sorumluluğun bir parçası olarak, herkesin bu hassasiyet çerçevesinde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.

Saygılarımızla,

Medya Etik Kurulu